Teknoloji, amaç değil artık KRİTİK bir araçtır – ( Bir araştırma üzerine Yazı )

This post is also available in: English

Modern hayatta bilgi inanılmaz hızda artıyor yenileniyor ve değişiyor. İşte bu hızı yakalamak için iyi bir eğitim almak önemli bir avantaj sağlıyor. Çünkü bu yeni bilgiye giden yolları ancak bu şekilde daha hızlı yakalama şansımız var. Türkiye eğitim sektörü ise bu değişimi biraz geriden de olsa takip edebiliyor. Ama daha önde olmak için ne yapmalıyız ?

Eğitim çevrelerinde uzun yıllardır  hepimizin klasik söylemidir ;

“ Teknoloji amaç değil araçtır” 

Dünyanın farklı yerlerinden 1200 eğitmen ile yapılan bir ankette ;

Öğrencilerin modern iş dünyasına adapte olması için geliştirmesi gereken becerilerde teknolojinin önemli bir araç olduğuna inanların oranı %83 ,

Sınıf içinde kullanılan teknolojinin , öğrencilerin katılımcı olmasına katkısına inananlar % 75 ve iş birlikçi olmalarına katkısına inananlar %77.

Teknoloji artık daha fazla ve daha yaygın bir şekilde okullarda. Ve anketteki sonuçlara bakılınca aslında öne çıkan noktalardan biri de şu. Eğer eğitimin liderleri (öğretmenler) teknolojiye hakimse, yaratıcılık, iş birliği, problem çözme gibi modern dünya becerilerini öğretme konusunda daha etkili oluyorlar. Bu yeni becerileri kazandırmak için teknoloji KRİTİK bir araç.

Teknoloji aynı anda daha fazla öğrencinin sözlü dinleme yerine “Deneyimleme” yaşamasına olanak tanıdığı içinde öğrencilerin gelişmesine çok daha büyük bir katkı sunan KRİTİK bir araç.

Ankette göze çarpan bir başka sonuçta , öğrenmenin bütünleşik bir yaklaşımla ele alınması gerekliliği ve bunun için de sınıf dışında da eğitimin devam etmesi gerektiği. Ve burada teknoloji eğitmenlerin elini güçlendiren en KRİTİK araçlarından biri.

Anket 4 önemli konuda teknolojinin KRİTİK bir araç olduğunu söylüyor bize. Aktif Öğrenme, Kişiselleştirilmiş Öğrenme, Bilişsel Aktivasyon ve Proje Tabanlı Öğrenme.

Sınıf içinde  kullanılacak olan dizüstü bilgisayarların en KRİTİK teknolojik araç olduğunu öne çıkaran anket, her öğrencinin dizüstü bilgisayarların sınıfta olması sayesinde, artık daha kısa sürede daha çok aktivite yapabildiğini , proje gruplarının etkin bir şekilde oluştuğunu ve öğrencilerin bireysel öğrenmelerine katkı sunduğunu görüyoruz.

Bir önemli noktada öğretmenlerin teknolojiyi kullnarak daha etkin müfredatlar geliştirebilmesi. Artık çok daha fazla dijitial kaynak var ve bunları teknoloji ile müfredatın bir parçası haline getirmek çok daha kolay.

Evet teknoloji bir amaç değil ama artık sadece bir araç da değil. Öğrenciler öğrenme yolculuklarında  artık çok önemli bir araç. Yeni yazılımlarla her öğrenci kendi bilgi seviyesindeki sorularla anında karşılaşabiliyor, birden fazla öğrenci mekan bağımsız ve çok hızlı proje geliştirebiliyor. Bu ve daha fazla pek çok imkan teknolojiyi eğitimde bir vazgeçilmez haline getiriyor.

Sanırım bize düşün, eğitim liderlerimizin bu KRİTİK  konuyu kavramasını sağlamak ve geride kalmamak için bu konuda hızlı adımlar atmasına yardım etmek omalı.

 

Kaynak:

http://perspectives.eiu.com/talent-education/fostering-exploration-and-excellence-21st-century-schools/infographic/preparing-students-future-work

No Comments Yet.

Leave a comment